Kayıtlar

Aralık, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

menim

Ne faşiştim ne de kominist Ne yobazım ne batıcı ve de dogucu lakin hak savunucu ne sagcı ne de solcu ve de ortadan Türk'üm önce, sonra yolcu müslümanım kendi yagında kavrulan aşığım hak yolunda duran derderstim oyunlar bozan şairim kılıcımla yazan, zıtlıklardan medet ummam zındığa sırt vermem masuma beddua demem 1071 dir miladım Alparslan verdi fermanım bir solukta okunacak ezanım hey! imam sanan ğafil men Türk kanıyam, çanakkale menim, kerkük menim, gene akar, seni silerim gazabımdan kork, göktengri kırbacı menim, ecdadım, müstakbelim okyanuslarda, çöllerdeyim bre gafil korkmaz mısın Türk'ten dört imparatorlugu silen menim menim yoktan destanlar yazan menim cihanda ezan okutan menim kandan nehirler akıtan... NEFİ

ELİMDEN GELSE

ELİMDEN GELSE -Ben İsterim ki- Geleceğimiz olan çocuklarımız...  Onlara aydınlık ve güzel yarınlar ,umutlu mutlu sevgi ve barış dolu bir dünya bırakmak gerek..  Ah keşke "Elimizden Gelse"  Resul Rızanın şiiri çok güzel, tüm çocuklara armağan olsun :)  Elimden Gelse  Ben isterim ki  Bulutlar aglasin,  Ama cocuklar aglamasin;  Hicbiri öksüzlük,yetimlik nedir duymasin.  Ben isterim ki  Konussun her cicek kendi dilince;  Ama silahlarin kesilsin sesi.  Ben isterim ki  Kapansin bütün kapilar karanliga;  Ama gözler kapanmasin  Sözler kapanmasin  Ben isterim ki  Yanginlar sönsün,  Ama umutlar sönmesin;  Erissin her meyva kendi dalinda,  Yüreklere aci bir söz degmesin,  Ben isterim ki  Gözyasi gibi aksin pinarlar,  Topragin üzerinde duru berrak;  Ama pinarlar gibi akmasin gözyasi,  Yeryüzünün hicbir yerinde.  Ben isterim ki  ...

sevgili

özlem perdesi oynandı dün gece bir burukluk can buldu tek hece sıradanlaştı yaşamak iyice ey sevgili al beni bir gece tek nüsha sevemediğince ne anlamlandır ne eğle bırak yolumu bulayım semah-ı alem dönünce neyler dost küsünce sen eyleme sevgili kahrın da lütuf güzelliğin de NEFİ

ağlayın

kendinin olupta yitirenin vay haline ıstırap çekenin vay haline aglayın kapılar, aglayın pencereler ağaçlar , çiçekler aglayın benimle beraber sizde aglayın                                             NEFİ

hancı

hancı! doldur bir fincan daha aşk meşk yalan bana hey hancı, getir demligi, 30 yıl oldu çıkardık emzigi... NEFİ

istanbul

istanbulu izliyorum gözlerim baglı yorgun trenway sesleri, şehir otobüsleri, yetişmeye çalışan işten sevgiliye umursamaz bakışları; dolmuş ,metro, taksi şoförleri buhulanmış aşk zifte bürünmüş işçileri, istanbulu özlüyorum , çiçekci, vapur seferleri yudumlarken şekersiz çayı yaklaşır dilenci, kurtar paçayı simit çay bahane, iste kellepaçayı beyoglunda dogar gün uyur aşık, gece ister demli çayı.    NEFİ

cezmi ersöz

Sizi bir başkasıyla yakalamayı istediğiniz mutluluğa engel olmayı istemeyecek kadar çok sevdiğimi... Bir başka aşka tutunarak ıssızlığınızdan sıyrılabilecekseniz eğer; kalbinizde derin bir suçluluk duygusu, pişmanlık ve acıdan başka bir şey yaratabilmekten, yalnızlığınıza ilaç olabilmekten aciz, size zarar vermekten bir adım öteye gidemeyen şu deli sevdamın ağırlığını üzerinizden alıp gidebileceğimi söyleyebilseydim... Aşkımı "Bir eflatun ölüm"e sarıp gidebileceğimi... Yalnızsınız... Bilseniz ne kadar suçluyum bunun için... Ah bir bilseniz, ne kadar çok acı çekiyorum... N'olur affedin beni: Böyle büyük bir aşkla severek, size en büyük acımasızlığıı ben yapıyorum... Affedin beni... Sevgili... Cezmi Ersöz

pervasızca

PERVASIZCA YAŞADIM AŞKI, DOYAMADAN BİTTİ HEP YARIM KALDI HİKÂYELER, BİR KÖŞEDE BIRAKTIM SEVDİKLERİMİ, BUGÜN İNTİKAM GÜNÜYDÜ ÖDEDİM BEDELİNİ, KAÇMAYA HAZIRLANDIM KENDİMDEN, İŞTE BUGÜN KAÇAMADIM, YAKALANDIM KALP DENEN HASTALIGA İŞTE BUGÜN KAÇAMADIM SENDEN, BEYHUDE HAYATIMIN GERİDE KALMIŞ ZAMAN-I AŞKI. NEFİ

UNUTAMIYORUM

Resim
Zamansız geliyorsun aklıma...Gece ve gündüz ayrımsız...Ya bir ışığın ortasında dağıtıyorsun aklımı...Ya da gecenin bilmem kaçında bölüyorsun uykumu...Ya gözlerin geliyor aklıma...Ya da hayalin çıkıyor karşıma...Unutuyorum unutmasına da....Seni değil...Senden başka herşeyi...!!! NEFİ

SEVDAM

En güzeli seni sevmekti; Sevdim seni sevmeyi. Gözlerimin ferinde fer olan, Hayalini sevdim. Bir tutsaklıktı, Sahilde bir kum tanesiydi sevdan, Bulmam gerekliydi, Çok aradım seni, Anladım o anda ben Senin değerini. Bir sabah esintisiydi sevdan, Peşin sıra koştum ardından, Hiç yorulmadan. Bir pervane böceğiydim ben aslında Bile bile senin ateşine koşan Ve senin ateşinde son bulacaktı Sevdam ve yaşam.....!! NEFİ

MUTLULUK

Zamanımdan ayrılamayacağımı anlayınca, onunla birleşmeye karar verdim. Ya tüm çırpınmalarını aşan daha yüksek bir anlamı vardır bu dünyanın, ya da bu çırpınmalardan başka hiçbirşey gerçek değildir. Ya zamanla birlikte yaşar ölürsün, ya daha yüce bir yaşam uğruna zamanın dışına çıkarsın. ... Polemik yüzünden çoğumuzun gözünü perdeler bürümüş, artık insanlar arasında değil bir gölgeler dünyasında yaşıyoruz. İnsan kendisi için gerçek ve mutlak olan mutluluğa yaşamı boyunca yalnız bir kez erişir ve geri kalan tüm yaşamını bu mutluluğa tekrar ulaşmaya adar. Hiçbir şey, büyüklük kadar sade değildir; çünkü sade olmak, biraz da büyük olmaktır. Her şeye katlanabilirim, yeter ki içimde o yoğun ve coşkun yalımı duyayım. NEFİ

SAHİL GÜVENLİK TEKNESİ

Bizi koruyan kanunlar aslında bizi can sıkıntısına mahkum etmekten başka bir işe yaramazlar. Gerçek karmaşaya ulaşamadığımız sürece, asla gerçekten huzurlu olamayacağız. ... Her şey berbat bir hal almadığı sürece, yoluna da girmeyecek. Bürokrasimiz ve kanunlarımız dünyayı temiz ve güvenli bir toplama kampına çevirdi. Kölelerden oluşan bir jenerasyon yetiştiriyoruz. Çocuklarımıza çaresiz olmayı öğretiyoruz. Öyle planlanmış vaziyetteyiz ve ince ince yönetiliyoruz ki, burası artık dünya olmaktan çıktı. Burası lanet olası bir sahil güvenlik teknesi oldu." NEFİ

Ey hayat kırgınım sana

Ey hayat kırgınım sana hüznüm yırtık gömlek gibi duruyor her gün sırtımda kırılgan bakışlarımda hüzün sızıyor aynalara her gece ne kimselere anlatacak bir öyküm var, mutlulukla başlayan ne de bir sevinç, gözlerimde bahar yeşili umutlar taşıyan ......suların ötesinde bir çiçek büker boynunu her akşam adı gül kokusu gül, rengi gül, gözyaşı gül, iki gözü iki çeşme mutsuz, avuntusuz ve suskun... NEFİ

geri dönme

kendime söyleyecek çok lafım var, sana söyleyecekse sadece bir kaç satırım...benden uzak yeni yerlerde orada doğmuşcasına tanıdık dur artık..Her gördüğüne selam ver,yanına her gelene çocukluk arkadaşınmış gibi hemen alış,Dök içini iyi tanıdığın yabancılara, imren gördüğün en uyumsuz aşklara!Yeter ki bana kalbimi kırdığın yoldan geri dönme. NEFİ

SEN GELSEN

 Sen… Bir gelsen. ...Hasret kalkar aradan Bahar gelir güller açar. Suya kanar kavrulmuş çöller Uzaklık dilde kalır, hâlde biter Saatler, takvimler aynı kalır Sanki zaman durur Bir gelsen Sen… Sen… Bir gelsen. Hicran vuslata döner Yangın biter, alev söner Mesafelerin ve zamanın kalkar hükmü Ve bedenlerin taşıyamadığı yükü Gönül taşır usanmadan Bir gelsen, Sen… NEFİ

GİT...

GİT… Git artık sen bana çok gibisin. Kahvemin kokusuna sinme, aynada seni görmek istemiyorum. Sesini de al git başımdan. Gecelerde seni istemiyorum. Yok, hayır GİTME… ...... Gidersen yıkılır bu gönül. Seni ister, sarhoş bir eda ile bakarken başkalarına. Yok, GİTME. Her şey senin olsun, sen bende kal lütfen. Beni bırakırsan paramparça olur dünyam. Kurduğum sırça köşk yıkılır hayallerimle birlikte. Ama hayır GİT. Git ki sana alışmışlığım son bulsun. Artık kokunu burnumda hissetmek ve bununla yaşamak istemiyorum. Aldığım havaya seni sığdırmak, yediğim ekmeğe sen gibi bakmak istemiyorum. Al anılarını da çek git benden. GİTME… Gitme gidersen yok bedenim, ben yokum. Canımda can gibisin. Senin gitmen benim yok olmam demek. GİTME NEFİ

SANA SİTEM EDEBİLİR MİYİM ?

sana aşık olmasam, sensiz günlerde böyle mutsuz olmazdım. Sen,sen diye yakarıp,sabahlara kadar yıldızları saymazdım. Sen yokken artık gülüşüm bile içten değil. Sen yokken gül bile eskisi gibi kokmuyor, ne güneş içimi ısıtıyor ne de yağmurdan sonraki toprak kokusu geliyor burnuma .Görüyor musun yokluğunda neleri yitirdim.Ama sitemim sana değil,sitemim AŞKA.!! SANA SİTEM EDEBİLİR MİYİM ?  BEN SADECE SENİ SEVMESİNİ BİLİRİM !!!.. NEFİ

anlamını yitirdi bu şehir

 Ey unutamadığım…adına binlerce satırlar yazdığım…gelmeyeceğini bile bile yollarına baktığım…nerelerdesin?yüreğimdeki sevdalar düşmek üzere…artık zamanın bile seni bana getiremeyeceğini anladım… bilki artık tek aklımda kalan kelime senin adın…gözlerimin önündeki tek hayal sen kaldın… anlamını yitirdi bu şehir…artık gitmem lazım… NEFİ

anne

Gece ne kadar geç yatacağım ya da sabah ne kadar geç kalkacağımı düşünmezdim.Dişlerimi fırçalar, saçlarımı uzun uzun tarayabilirdim... Kesintisiz, düşüncesiz uyuyabilmenin kıymetini bilmezdim.Evimi her gün temizlerdim. Hatta süsler, püsler, küçük dekorasyon oyunları yapardım. Evimi dağıtacak şeylerin küçük oyuncaklar, yırtık kağıtlar ...olacağı aklıma bile gelmezdi... Saksılarımın zehirli olup olmadığını düşünmemiştim bile. Ya da banyoda duran el sabununun bir içecek gözüyle görülebileceğini... Üzerime bu kadar işeneceğini, kusulacağını ve daha da ilginci bundan rahatsız olmayacağımı bilemezdim. Gaz çıkartmanın eğlenceli tarafını göremezdim. Ağlayan bir bebeği aşısı yapılsın ya da test için kan alınacak diye böğüre böğüre kucağımda sıkabileceğimi bilmezdim. Ağlamaklı gözlere bakıp ağlayabileceğimi, minik bir tebessümden büyük mutluluklar yaşayabileceğimi düşünemezdim. Saatlerce uyuyan bir bebeği seyretmek için uyanık kalabileceğimi... Kalbimin vücudumun dışında bir yerlerde olabileceği...

en kutsal rüyam

sen benim ürkek canım sen benim heyecanım dalıp dalıp kalmalarım .........hüzünlü duruşlarım durup durup susmalarım ...sen benim kendimle konuşmalarımsın sen benim ordaki yarım diğer yarımsın yanımdayken özlediğim aldıklarımı verdiğimsin, Bir’den sonra gelensin birden gelensin verdiklerimi alansın sen benden arta kalansın bilmediğim ağaçlara bağladığım en nazlı duamsın sen benim gözkapatışlarım, kanat çırpışlarım ince ince yağışlarım sen beyazlar içinde gördüğüm en kutsal rüyalarımsın NEFİ

Beni kötü yetiştirdiler

Beni kötü yetiştirdiler. bana gerekli eğitimi vermediler. Yaşamak için demek istiyorum. Bana yaşamasını öğretmediler. Daha doğrusu, bana her şeyin öğrenilerek yaşanacağını öğrettiler. Yaşanırken öğrenileceğini öğretmediler. Ben de kolayca razı oldum bana öğretilen bu yanlışlara. İnsan, kendi bulurmuş doğru yolu. Ben b...ulamazdım. Bana, başkalarına gösterdikleri basmakalıp yolları öğrettiler. Başka türlü bir itinayla tutmalıydılar beni. Daha fazla değil, farklı. Normal bir insan olmaya zorladılar, bana boş yere vakit kaybettirdiler. Olmayınca da, anormal dediler. Ben de kendimi anlamadım: bütün hayatım boyunca normal bir insan olmaya çalıştım. NEFİ

bitti

Bitti! Her bitiş yeni bir başlangıcın fragmanıydı! Aramızdaki sıradağlar gibi duran aşılmaz engel "Biz arkadaşız..." diye başlayan o çocukça masal değil, gözü dönmüş psikiyatristlerin yazdıkları ufacık bir kağıt parçasıydı: "Şizofrenik septomlar..."diye başlayan ve "...gözlem altında tutulmalı!"emir kipiyle noktalanan! NEFİ

anladım

Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını, kendimi bulduğumda anladım...herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,kendi yolumu çizdiğimde anladım...bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat,okuyarak,dinleyerek değil.bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım...yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım...acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,neden hiç ağlamadığını anladım...ağlayanı güldürebilmek;ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım...bir insanı herhangi biri kırabilir;ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş,çok acıttığında anladım...fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım...yalan söylememek değil gerçeği gizlememekmiş marifet,yüreğini elime koyduğunda anladım...'sana ihtiyacım var,gel' diyebilmekmiş güçlü olmak,sana 'git' dediğimde anladım...biri sana 'git' dediğinde,'kalmak ...

zorlama

Sana dair birşeyler yazmak istedim ama içimden gelmedi… Gönlüme tek bir kelime bile inmedi… Zorladım kendimi, yokladım zihnimi… Bana mısın demedi." SEVGİ" dedim, devamını getiremedim.." HASRET" dedim, çok sıkıldım, boşverdim… Kapattım gözlerimi, sitem ettim gönlüme...“Bu kadar mı?” dedim... “ZORLAMA” dedi. “Beni zorlama...SÖZÜN BİTTİĞİ YERDEYİM!!! NEFİ

vazgeçtim

Kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim. Canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını, kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim. Bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim. ... Gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim. Her sabah benimle uyanmak istemediğini, geleceğimizin hiçbir yere gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim. Düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim. Ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim. Sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın için vazgeçtim. Tablolarımda artık kendimi mutlu çizemediğim ve tek neden “sen” olduğun için vazgeçtim. Bencil olduğun için vazgeçtim. Bunlardan sadece bir tanesi senden vazgeçmem için yeterli değildi, çünkü sevgim yüceydi. Ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım. Bu yüzden ben de senden ...

sen varsan

Bazen paramparça kırdım kalbimi.. Ama her bir parçasında ki seni yine çıkaramadım içimden.. Bazen uzak diyarlara gönderdim.. Belki sahibini bulur diye..Belki seni bulur diye.. Ama her defasında..Yine yanlızdı... Giderken bana bırakmıştın ka......lbimi.. Gördüğün gibi hiç anlaşamadım onla.. Uyuşamadık onla.. Uyuşamadık bir türlü..Ama nedenini şimdi anlıyorum.. Kalp benim..Benim içimde..Bana ait.. Ama öğrendim ki o yalnız senin ellerinde atıyor.. Sen varsan yaşıyor,sen seversen hayat buluyor. NEFİ

Sen hiçbir şey bilmiyorsun dostum...

Sen daha çocuksun..Konuştuğun şeyler hakkında en ufak bir fikrin yok..Sana kadınları sorsam bana tercihlerini sıralayabilirsin..belki bir kaçıyla birlikte oldun. Sevdiğin bir kadının yanında uyanmanın gerçek mutluluk olduğundan söz edemezsin.. zor çocuksun… belki sana savaşı sorsam bana Shakespere’in sonelerinden biriyle karşılık verirsin. Sen bir savaş yaşamadın. En iyi arkadaşını kollarında kay...betmedin. Son nefesini verirken onu seyretmedin..Sana sevgiyi sorsam şiirle karşılık verirsin. Bir kadının gözlerinin içine hiç bakmamışsındır. Kendini çaresiz hissetmemişsindir. Yaratıcı bu dünyaya melek göndermiştir. Seni cehennemden uzak tutmak için. Onun meleğin olduğunu asla farkedemezsin. Sevdiğin birini kaybetmedin. Çünkü bu sadece kendinden daha çok sevdiğin birini kaybettiğinde ortaya çıkar. Senin hiç bir şeyi sevecek kadar cesur olduğunu sanmıyorum !.. Kimse duygularının derinliğini bilemez, ama sen sadece bi resme bakıp benim hakkımda herşeyi bildiğini sandın ve hayatım...

kahve

Her kahve aynı tadı taşımaz..Nerede içiyorsan,kiminle içiyorsan ona göre değişir... Sahilde oturduğun rüzgarlı bir sonbahar günü,en sevdiğin dostun ağlarken içtiğin kahvenin tadı kederlidir..Kahve telvesine yüreğinin acısı karışır. Bir pazar öğle sonrası annenin 'hadi bir kahve yap da içelim' dediği kahve huzurludur..Köpükler annenin göz bebeklerine yansır...Dudağının kıyısında kalan küçük bir gül......ümsemedir.. Bir gece vakti zil zurna sarhoş birinin içtiği kahve düşülen kuyudan çıkma çabasıdır...Koyu kıvamlı kahverengi bir ipe tutunur çıkarsın .. Çıktığın an uyuyakalırsın...Ferahlıktır!!!Dostlarla içilen kahve neşedir... Kahkahalar köpüklerin üzerinde yüzer..Tek başına gece vakti balkonda içtiğin kahve yalnızlıktır..Acıdır tadı... Ama garip de bir keyfi, lezzeti vardır...Beklemediğin bir anda sana uzatılan kahve başkadır...Isıtır insanın içini... Yorgun olduğunda içtigin kahve hafifletir seni...Kendine getirir, unutturur günün ağırlığını... Kahve aynı kahvedir belki... K...

özlüyorum

Her gün bir fasıl hiç düşünmeden ayakuçlarıma attığın küf kokan sözlerinle kahrolup büzüşecek mi bu beden, anne karnındaki gibi, yağmurlar mı yağacak her gün yere bakan gözlerimden şu hafif çıkık elmacık kemiklerime… Ve sen hiç pişman olmayacak mısın kendinden, şu  kızın karşında ukala ukala sırıtıp onu aşıladığın için? Neden yüzüme bakarak sarf ettiğin her kelime de tükürük kokusu… Sanırım birazcık planının dışına çıkmak ziyanlık kendine. ‘kafandaki kızın’ olamadığım için üzgün değilim b... Elime kağıt kalem aldım diye bana acıdığın her an ben senden uzaklaşıyorum. Hiçbir yaptığımda hayır göremediğin için ve ben seni hep haksız çıkarttığım için beni sevmiyorsun biliyorum. Senin istemediğin yolda istedigimi yaparak yürümeme katlanamıyorsun. Çünkü biliyorsun b... o yolda yürürken bazen sana küfür de ettiğimi… Görüyorsun değil mi, beni ne çok sevmezdin. Aslında beni ne kadar önce terk ettiğini sen bile hatırlamıyorsun.. Bu günahkâr, şaşırmış kızın babası ben olamam dedin kendine...

ben...

Ben sana aşık olmak istememiştim ki, ben başımı yaslayıp müzik dinleyebileceğim birini arıyordum. Sabahları yatağımda döndüğümde yüzüme gülümseyen birini, sıkılmadan saatlerce konuşabileceğim birini. Gittiğimiz yerleri beraber keşfedeceğim birini, elini tutmasam bile olurdu. Gözlerime mutlulukla bakan birini arıyordum zaten ben. Beraber sarhoş olup sokaklarda deli gibi bağaracağım birini. geçmişimizi kıskanmadan,kahkahalarla eski aşklarımızı konuşacağım birini Bütün günün sonunda biten paramız yüzünden metrelerce yolu yürüyeceğim, Gittiğimiz maçlarda sesimiz kısılıncaya kadar bağırabileceğim birini.... NEFİ

kasım yagmurları..

Etrafına bir bak, gördüğün o lanet insan kalabalığına, berbat yaşam koşullarına pislik içinde kalmış seviyorum ağızlarına iyi bak.İyi bak çünkü ben seni bütün bu keşmekeşte, şehir gürültüsünde geciken otobüslere, erken gelen nefretlere inat sevdim. Ben seni bu can sıkıcı koşulların hepsini bir kenara itip, biz'i tamamlamak maksadıyla değil, bütün olabilmek arzusu ile sevdim.Kalkan toz içinde soluduğum o havayı senin için alıp vermek, direndiğim her şeye biraz da senin için ter dökmek, kolaylaştırmak yaşamı senin için ve zorlaştırmak mutsuzluk için. Lütfen, etrafına iyi bak.. sevebileceğim yüzlerce kişi arasında ben sevmek için seni seçtim. Sevgilim, sen..Seni sevebilecek onlarca kişi arasında, gerçekten ölür gibi, ölüm gibi seveni kaybettin. Kasım yağmurlarını sana armağan ediyorum,anlarsın.. Ağlarsın. NEFİ

beni kıranlar kimler?

kırgınlıklarla dolu cümlelerim var bugün.boğazımda düğümlenen çıkmayan sözcüklerim, sözcüklerin oluşturamadığı cümlelerim var. kendimi ifade edemeyişlerim mi desem, anlatıp da anlaşılamamak mı?çözemedim,bir problem miyim yoksa bir denklem mi? eşitsizliğin hangi tarafıyım? içimde o kadar büyük fırtınalar koparken susmalı mıyım? fikirlerim,düşüncelerim,cümlelerim firar da.hangi köşede unuttuysam kendimi bulmak istiyorum artık,ya da öldüysem bir yerler de? belki de ölmüşümdür. neyin çabasındayım peki ben? cesedi yaşayan ruhu ölü bir ben'in hala yaşıyorum burdayım diye duyulmayan çığlıklarını herhangi bi kişiye duyurma çabası mı?kime neyi ispat ediyorum ben?kim için bu serzenişler?bu kadar kalabalık cümlelerin kurulma amacı ne? beni kıranlar kimler? yaşarken öldüren kimler? ya hatırlamıyorum, ya da hatırlamak işime gelmiyor birader! NEFİ

senden kalanlar..

senden kalanlar.. 31 Aralık 2012, 00:09 Ben ki alışkın değilim sensiz uyku tutturabildiğim gecelere, Duymadan o güzel sesini, uyku girmiyor işte bu yorgun gözlerime.Sabah gözümü ilk açtığımda elim hemen telefona gidiyor, acaba aradı mı? Diye.Ama her defasında senin dışında onlarca kişi görüyorum telefonuma numaralarını cevapsız diye bırakan.Öyle özledim ki, sesinin sesimdeki yankısını!Çocuksu gülümsemene neden olan maymunluklarımı...Beni sevme şeklini öyle özledim ki...Bu lanet dünyada her geçen gün soğuyor insan hayattan, yaşamaktan.Çünkü hiçbir şey istediğimiz gibi gitmiyor maalesef.Dünyanın adil olmasını bekliyoruz, hani hiç değilse bize zarar vermemesini, huzurlu olmayı...Ama sanırım sabır taşı misali, bizi tam ortamızdan çatlatmaya niyetli.Öyle özledim ki, gözlerinin içine bakarken gözlerimden durduk yerde yaş gelmesini...Neden ağlıyorsun derdin, deli misin sen?Gözlerine bakınca neler gördüğümü bir bilsen, Sen olsaydın benim yerimde, mendil dayanmazdı gözyaşlarını silmene ...

SON MEKTUP

SON MEKTUP Ayaz vuruyor yüreğime, üşüyorum…Biliyorum senin şehrin sıcak, ama bu kez değil sevgili bu kez değil…Ayrılığın bu kadar üşütücü olacağını söyleseler inanmazdım. Bak buz kestim karşında, kımıldayamıyorum. Bundan sonra ayaz olacak tüm geceler benim şehrimde. Isıtmayacak ellerimi, yüreğimi kimse ve hiç bir şey…Sen sıcacık şehrinde, sıcak tut yüreğini..Ama yaralama kimseyi olur mu ? Bu sana son mektubum…Geldiğim gibi sessizce giderim demiştim ya sana, o kadar sessizlik sinmedi içime. Benden ne bırakabildim sana, ne kattım yaşantına bilmem ama cümlelerim kalsın istedim.Ta bi sen istersen! Belki yırtıp atacaksın, belki de gözünün ilişmeyeceği bir yerde saklayacaksın, bilmiyorum.Yazıyorum yine de…Bunlar seni seven bir adamın cümleleri,bunlar ayrılığı içine sindirmeye çalışan içimdeki küçük çocukların sözleri… sadece dinle gideceğimi anlamadığını biliyorum… kim gideceği akşam böylesi sarılır ki sevdiğine, kim sözleriyle sarmalar ki..? Benden başka bir deli yapmazdı zaten…...

yaşanmışlık

Yasanmisligi ve yasanmaya yakinliklari Çokça sorgulamisligim,sorgulama neticesinde bolca sogumuslugum,soğuma neticesinde olusan anlam kayıplarım var. Parçaları kaybolmuş bir puzzle gibiyim şimdi hicbir zaman tam olup kendimi ifade edemeyeceğim... NEFİ

Girne Limani

Girne Limani Martilardan çok uzaklarda, Güvercinler yuva kurmus Kale duvarlarina. Oysa ben oylesine unutmusum ki zamani Meger gun sende dogar sende batarmis, Girne Limani Girne limani. Girne limani NEFİ

gurbet

Her aşk için bir şehir.  Tükettim yıllarımı,  25 az değil.  Olmadı hiç düzenim,  sırtımda bir çantayla, sürüklendim Oradan oraya,  evim neresi bilemedim ki. NEFİ

GELME !

Gelme benden olsun bir ömür daha benden ayrı yaşaman için gereken her şey, sen yeter ki gelme . Gelme git uzaklara benden daha uzak olacağın daha uzak şehirlerin ışıklarında bak gökyüzüne. Gelme  koş çıkışlarında dersin , bakma arkana ben varmışçasına hep yaptığın gibi yap bakma!!! Gelme yürü yürütebildiğin kadar beynini beni düşünmeni bile yasaklayan bu aşk mazlumuna… NEFİ

KİM

Yaşamayacaksan  benden habersiz. Vur öldür kaybettireni benden seni, Her vurusunda can saç bana nefes alayım. İzin ver su altında biraz daha yaşayayım.. Ben senden ezelidir yaşamazlıgım, Sen benden sonra başlattın yaşattırmayı. Ben seni gördümde yaşadım dün. Sana bugun nafile kaldı hayat. Vur bedenini vurmak istedigin şeye, Eger  istersen de ver elini bendensin, Yok eger demezsen gel ki hayat devamlansın , Her ne kadar anlaşamazsakta kader be gülüm.. NEFİ

BEN

ben, bilerek mi aşık oldum? bir baktım, gözlerine aynada; kalbim durdu, atmaz oldu nabzım; ne mecalim kaldı ne hayatım. bilseydim, bakmazdım yıldızlara, yok sayardım, seni göklerin ortasında, sormazdım, telefonumun ahizesine; demezdim, aşık oldugumu ………. oturmazdım, kafelerde gülümseyerek, beklemezdim, ders çıkışlarını yanarak, hayalini kurmazdım, ah çekip aglayarak; dinlemezdim, kahredici kalbimi... NEFİ