SON MEKTUP
SON MEKTUP
Ayaz vuruyor yüreğime, üşüyorum…Biliyorum senin şehrin sıcak, ama bu kez değil sevgili bu kez değil…Ayrılığın bu kadar üşütücü olacağını söyleseler inanmazdım. Bak buz kestim karşında, kımıldayamıyorum. Bundan sonra ayaz olacak tüm geceler benim şehrimde. Isıtmayacak ellerimi, yüreğimi kimse ve hiç bir şey…Sen sıcacık şehrinde, sıcak tut yüreğini..Ama yaralama kimseyi olur mu ?
Bu sana son mektubum…Geldiğim gibi sessizce giderim demiştim ya sana, o kadar sessizlik sinmedi içime. Benden ne bırakabildim sana, ne kattım yaşantına bilmem ama cümlelerim kalsın istedim.Ta bi sen istersen! Belki yırtıp atacaksın, belki de gözünün ilişmeyeceği bir yerde saklayacaksın, bilmiyorum.Yazıyorum yine de…Bunlar seni seven bir adamın cümleleri,bunlar ayrılığı içine sindirmeye çalışan içimdeki küçük çocukların sözleri… sadece dinle gideceğimi anlamadığını biliyorum… kim gideceği akşam böylesi sarılır ki sevdiğine, kim sözleriyle sarmalar ki..? Benden başka bir deli yapmazdı zaten… İstedim ki son gecem güzel geçsin, ilerde hatırına düştüğümde istedim ki hüzünle anma beni… Deliydi de, geç git ! senden önce, sana ait bu şehirle vedalaşmalıydım…Bir sigara yaktım, biliyorum bırakacağıma söz vermiştim şu mereti, ama ben sözlerimi tutamadım sevgili… Ben kendime verdiğim sözleri bile tutamadım ki !ağlamayacaktım sözde ama bak tutamadım işte..Tutunamadım.Gözyaşlarımı silip yanına uzandım bir müddet… o kadar güzeldin ki, uyurken yüzünde dans eden gölgeleri bile kıskanacağım kadar güzel…Yüzünde belli belirsiz gülümseme… Gülmek bu kadar mı yakışır bir surete.Gelsem, dokunsam dedim,sıkıca sarılsam…Gidiyorum ,kalk beni durdur diye sarssam, yapamadım…Yalpaladım…Eşyalarımı toparladım sonra ve şimdi oturmuş sana bunları yazıyorum. Gidişime anlam veremeyeceksin belki. Ve bu mektubun sonuna gelene kadar anlamayacaksın.Tökezledim işte…Yapabilirim sandım…Sevgim ikimize yeter dedim. Oysa olmazmış, tek taraflı yaşanmazmış aşk…O şarkıdaki gibi, “ne sevdiğin belli ne sevmediğin” derken yara almışım, yaralanmışım… Belki yarın diye aldanmışım, kendimi aldatmışım… Yarın belki derken yarınları tükettim…Yanıldım…Kaderim dediğim sevgili…! Bir gece ansızın karşımda bulduğum ve bir sabah yitirdiğim seni, yeniden karşıma çıkaran kaderdi, öyle inandırmıştı çocuk yanım beni işte… Yine bir güz akşamı tanışmıştık ve yine öyle bakakalmıştık. Ve şimdi yine soğuk bir rüzgar sabahı çıkıyorum hayatından. Şimdi çıkacağım bu kapıdan, seni ardımda bırakacağım. Her zaman ürkek adımlarla gittiğim terminale gideceğim koşar adım.Tüm yollara dinamitler yerleştirip, her geçişimde patlatacağım. Dönülecek yol kalmayacak, sana çıkmayacak artık yollar…Gurursuzca sana her gelişime şahitlik etmeyecek hiç kimse. Kimse acıyarak bakmayacak yüzüme…Gidiyorum, arkamdan su dökemeyeceksin…Ve ben dönmeyeceğim bir daha…! Ardımdan gözyaşlarıma bahane yağmurlar yağmayacak. Senin şehrin sıcak, biliyorum Sevgili…biliyorum…Yolum açık olmayacak !
Hoşça kal bulup bulup yitirdiğim sevgili…Hoşça kal yüreğimdeki deli esinti…
Hoşçakal zorlu sevdam…Sensizlik kolay olmayacak..